Charles Bukowski, "Gece Çılgın Ayak Sesleriyle Yırtıldı" - Cilt 1,
(Çeviri: Avi Pardo & Parantez Yayınları)


* Kitaptan Altını Çizdiğim Satırlar *

 

ve kabristana doğru sürerken Fante, diye
geçirdim içimden, gelmiş geçmiş
en büyük yazarlardan biriydin
ve keder dolu bir gün bu.
(bir yazarın cenazesi)

***
soru işaretleri cesaret kırıcıdır
bazen.
(1966 model Volkswagen minibüs)

***
önemli olan
geçmişte yaşadıklarımdan sonra
içimde birkaç şiir
daha kalması
benim kalmam
ve yaşadığım bütün kentlerde ve
yerlerde
her zaman
sevdiğim
bu duvarların
hala burada olması
ve radyonun çalması.
(mutfaktan yağan talih)

***
evet, bazı hayatlar harcanmak için
yaratılmış.
(az önce)

***
ucuz odamda otururdum, dünyayla
tamamen uyumsuz bir genç adam.
yemek de yemezdim, şarap ve
klasik müzikle
beslenirdim.

lanet bir sinek gibi yaşıyordum, ya da
kafası karışık bir sıçan
gibi
belki.
hayatta kalabilecek parayı nereden bulduğumu
hatırlamıyorum
artık.
(plaklar)

***
anlaşılan
işler yolunda gittiğinde
farkında bile olmadığın
büyük işler başarmak
şerefine erişirsin

ve çok geçmeden
aslında inanılmayan
ama yine de inanılan
yeni bir efsane tabakası
kaplar işini
bu da birçok
dahinin aslında
göt
ve birçok
götün
aslında dahi
oluşunun açıklamasıdır.
(yalanların yüzyılı)

***
her insanın, dedim ona, yeterince deşersen, bir tür yeteneği
vardır muhtemelen.
(komik adam)

***
cezaevinin iyi yanlarından biri de budur:
kimse seni rahatsız etmez.
Sanırım Ginsberg onu yanıtlamaya devam edecek,
ben de öyle. Paris'te ya da cennette
dostlarım olacağına
orada olsun.
(hayranlarımdan biri)

 

***
Careless Love'ın
eski bir plağını buldum
ve tekrar tekrar
çalmaya başladım -
o blues parçasının
umutsuzluğu
kafesime,
yerime,
kendi
mutsuzluğuma
eldiven gibi uyuyordu.
ezilmiş sinek misali ölü
aşk.
(ezilmiş sinek misali ölü aşk)

***
samimiyetle söylüyorum, anlaşılacak ya da
dramatize edilecek onca şey
yok bu hayatta;
bu yüzden büyük şairler ekşir,
sıradan şairler ise sıkıcı olmayı sürdürür.
şairler olanı
abartırlar.
(DeLongpre'nin otomobilleri)

***
çok geçmeden kapı çalınır,
elinde neredeyse bitmiş
ucuz bir şişe şarapla
dişsiz bir ihtiyardır gelen
genellikle.

"buyur, içeri gir" dersin.

iyidir de,
babandan ya da üniversite profesörlerinden
çok daha aklı başında konuşur.
ama işsiz olduğu için
onlar bunu asla kabullenmeyecektir.
(22 numaralı oda)

***
dergilerden yanıt yok. yanıtlanması gereken
kişisel mektuplar sadece: İsrail'den bir mektup,
New York'tan bir mektup, San Diego'dan bir mektup, New
Orleans'tan ve Normal, Illinois'dan birer
tane. şairlere ve mektuplara gelince ölümsüzüm,
iyi de dükkana kim bakıyor?
makineli tüfek nerede?
yazabilmek için hayatım boyunca savaş verdim
ve şimdi bir yazışma kursu yürütüp
sabaha kadar açık bir bar çalıştırıyorum.

kapıya bakması
ve telefonları cevaplaması için
yaşlı bir kadın bulmalıyım kendime:
"üzgünüm ama Bay Chinaski bugün müsait değil.
mesajınız var mı?"

orospu çocuğu diyecekler bana tabii ki.
canım, öyleyim.
ya da onlar beni öyle
yapıyorlar.
(makineli tüfek operatörü)

 

***
bir şekilde benim için
en iyi zaman
fabrikadan eve sürüş zamanıydı,
trafik ışıklarında durup
kalabalığı seyrederek,
olmak istemediğim bir yerle
gitmek istemediğim bir yerin
arasında asılı
-iki mutsuz yaşantının arasında
sıkışıp kalmış,
ama aynı yerde olan diğerlerinin
çoğu da öyleydi.
sadece o fabrikada,
o kentte değil,
bütün
dünyada:
kurtuluş şansımız yoktu
ama yine de katlanıp
devam ediyorduk.
(tükenmiş)