Charles Bukowski
"Pansiyon Manzumeleri"



 İşte altını çizdiğim satırlardan bazıları:

 

Bitkin bir halde fabrikadan veya depodan eve dönüşte, yemek, uyumak ve tekrar sefil işe dönmek dışında pek bir işe yaramazdı sanki gece. Fakat o yırtık perdeli aşınmış kilimli, tuvaleti ve küveti koridorun sonunda bulunan, havasında benden önce gelmiş bütün kaybetmişlerin hissedildiği bir eski odada beni bekliyor olurdu daktilo. (Önsöz’den)

****

Bir kadını elinde tutmak istiyorsan
ne zaman gitmesine izin vereceğini bilmen gerekiyor

****

Palm Springs’te oturan yaşlı halam var paradan başka birşeyi yok benimse paradan başka herşeyim var…

****

Çünkü anlıyorum ki
şiirleri basan insanlar biraz
kaçıklar, ama zararı yok, ben de
kaçığım. Herneyse-

****

Daha çok
şiir, daima daha çok
Ş İ İ R .

****

Hepimizin yürekleri boğuluyor kusmuk içinde.

****

Evine kızılderilileri sokmaz
pek öyle sikici olduklarından değil de
pis
ve cahil oldukları için. Pis mi? önünde bira lekesi
olan gömleğime bakıyorum. Cahil mi?
6 sentlik bir puro yakıp
siktirediyorum.

****

Salak gibi
fabrikanın birinde
diğer “ruhu çekilmiş” salaklarla çalışıp
mesaiye kalıyor

****

Ünlü olmanın en iyi yolu kaçmaktır.

****

Şiiriniz çok iyi değil
ama en azından kuşunuzu kaldırabilmişim

****

Ve ben duvarlara tutunup
berbat şiirleri ve kendi ölümümü düşledim

****

Ama tek istediği birazcık düzüşmek, kirayı istemek
bahanesi oluyor
yine de hiçbirini alamayacak

****

Yapamıyorum, buraya ait değilim,
radyo programlarını ve insanların seslerini dinliyorum da,
hiçbir şey yokken heyecanlanıp hiçlikle ilgilenebilmelerine şaşıp kalıyorum

****

Gülüyorum, hala gülebiliyorum, kim gülmez ki bütün
herşey böylesine komikken;
sadece deliler,
palyaçolar, yarım akıllılar, üçkağıtçılar,
orospular, altılı ganyancılar,
banka soyguncuları ve şairlere kaldıysa ilginçlik?

****

Allahtan arka sokaklar var.

****

Bir Paris fotoğrafının altında sevişmek
ve açılmış bir Chesterfield paketinin yanında.

****

İnsan olmak rezil birşeydi; öyle
çok şey vardı ki olup
biten.

****

Sanırım
eylemsizlik korkusu
acının dağlayışından üstün; ölüm ise
havlayan köpek.

****

 

İç gerektiğince
ki kalabilesin yarına,
çünkü içki
içenin yeni bir yaşam şansına ulaştığı bir
yaşam tarzıdır; dahası, derim ki,
mümkün olduğunca yalnız yaşa.

****

Keyifli yalnızlığımın içine eden birileri her zaman çıkmıştır.

****

Niye çıldırmayız hamam böcekleri gibi, niye daha çok
intihar olmaz hiç anlayamayacağım...

****

Ya da belki de bir kravat takıp
beynini sıkıp boğar
ve sürüye katılır
böylece...

****

Para getirmese de şiirler,
ölümü ve petrolü beklemekten iyidir yine de,
vahşi hindi vurmaktan,
ve dünyanın başlamasını beklemekten de.

****

9 şişe bira içmişim,
ve yarım şişe votka,
18 sigara tüttürmüşüm
hala tepemde oturmuş
ölüleri yürütüyorsun
balkonunda beynimin.

****

Kendini kandırma;
hepsini birşey öldürüyor-
sonuçta
şundan
veya bundan ölmeye varıyor mesele-
kanserden, yeni bir arabadan, seksten,
sıcaktan, sanattan, şiirden, baleden,
bir hırdavat dükkanından, ot tüttürmekten,
perdenin arkasından etrafı dikizlemekten
ya da kıçını
ucuz tuvalet kağıdıyla
silmekten

****

Bütün mekan müzik ve özgürlükle sallandı

****

Castro ne o kadar iyi
ne de o kadar kötü- büyük yarışta
küçük bir at işte.

****

Ölümü konuşmak
paradan konuşmak
gibi-
ne fiyatını biliriz
ne de
değerini,
yine de ellerime bakıyorum da
biraz
tahmin edebiliyorum.

****

Erkek tahmin etmek
ve başarısız olmak için yaratılmış
kadın
geri kalanlar için.

****

Ve her yer
hiçbir yerdedir-

****

Siz söyleyin
niye böyle eski
kuru çöpler misali
alevler içinde olduğumu?

****

Gerçekte şimdiye kadar doğmuş en büyük salak olsan da,
çağdaş görünmek oldukça kolay;
biliyorum; berbat şeyler yazıp ucuz kurtulduğum olmuştur
ama dergilerde okuduklarımın eline
pek su dökemezler;
orospulardan ve hastanelerden gelme
kendiliğinden bir dürüstlüktür benimki
olmadığım biri gibi davranmama izin vermez-
ki çifte çuvallamaktır bu:
şiirde çuvallamak
ve hayatta.
şiirde çuvallarsan
hayatta çuvallarsın,
hayatta çuvallamışsan da
hiç doğmamışsındır
istatistikler ya da annen
ne koymuş olursa olsun adını.

****

Bir şiir dergisinde
gerçekten şiir bulmayı
umuyor musun?

****

Oysa ben
roman yazmaz bir sarhoşum
şu an ayığım ama
şurada duruyor bira şişesi

****

Muhtemelen ağır ağır
birşeylerden ölüyordur
aynen benim gibi

****

İnsanlar yağmurlardan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar.

****

Milyonlarca insanın
hidrojen bombasından korkması
Epey kasvetli
ancak
zaten yaşamıyorlar ki.

****

Ateştir şarkı söylemek.

****

Öyle berbat hissediyordum ki kendimi
eskiden hüzün denirdi adına
ama her ne dersen de
o kadar da kötü değil
çünkü ışığın bu saatinde
diyelim ki sabahın 5 buçuğu
hala bir parça viskim
dolayısıyla da
bir şansım var.

****

Hoş bir kelimedir keder, ve enginar gibi tuhaf; keder
bir kelimedir ve bir yaşam tarzı;

****

Ve tek hissetmeye başladığım zaman ise
sarı birayı öyle hızlı ve uzun diktiğim zaman ki
elektrik ampulu güneş gibi parıldamaya başlıyor

****

Ben kendi bitinin derdine düşmüş bir maymun misali
şerefsizce kendi ölümünün derdindeyken
dünyanın üçte biri açlıktan ölüyor,

****

Kederliyim çünkü içkim azalıyor
ya içenleri ziyaret edeceğim
ya da asla basmayacakları bir şiirle
içki satanları,

****

Ölüleri görmüşüm ben
bir tahtadaki incirler misali
ve kalbim çürümüş.

****

Gülünç gösterilerin ve müzikli komedilerin
ön sırasında oturan
ışığı, şarkıyı ve dansı
kamışıyla gazoz içen bir
çocuk misali yalayıp yutan
delinin biriyim ben.

****

Tuhaf yerlerde adamlar gördüm
kodeste ve barlarda
başka birşey gibi davranmayan adamlardı.
çünkü rol yapmanın sahteliğini biliyorlardı.

****

Hangimiz biliyor ki kim olduğunu ?

****

Usturadır nefes almak-

****

Genç güzel kadınların başka birine
neler yapabildiğini görmek
vazgeçtirir seni özgürlükten.

****

Ben kafiye ve hayat ve dize satıyorum

****

Kaybedenleriz bizler; öğle vakti
ya da akşam saati bile
bu muhitte hiçbirimiz
doğru dürüst giyinmiyoruz
hiçbirimiz
yüksek finansın zerafetini
çirkin şeyleri (kira ihtiyacı
ya da 59 sentlik şarap içmek gibi)
silkeleyip atacak kadar
kovalamıyoruz.

****

Pazar günleri bombalardan daha fazla can alır.

****

Ve ben bir ruh yapabilmek için
kibrit çöpleri arıyorum

****

Ben
ölümsüz kadar imkansız
ve lavanta kokulu kadınları düşlüyorum

****

Dişlerim ağrıyor ruhumun dişleri

****

İntiharla ihtiyarlık arasında
iki arada bir derede yakalanmışım.

****

Şiirlerim
bir kafesin döşemesindeki
çiziktirmeler yalnızca.

Bukowski ana sayfasına dön!