Büyük Zen Düğünü, Charles Bukowski

Okurken altını çizdiklerim:

 

* İnsanlık iğrendirmiştir beni hep.

* İnsanlarla beraberken kendimi rahatsız hissediyorum.

* Bir aile istemiyordum, ev istemiyordum, saygın bir iş istemiyordum. Böyleydim işte, entelektüel değilim, sanatçı değilim, alelade bir insanı kurtaran köklerden de yoksunum, arada derede kalmış bir şey gibiyim ve sanırım bu da deliliğin başlangıcıdır.

* Hayat sadeydi ve fazla acı çekmiyordum. Belki yaşamak için fazla bir neden yoktu ama acı çekmemek için yeterli bir neden sayılmalı.

* Akşamdan kalmalığımın en kötü saatlerinde, bana değişik intihar yöntemleri tavsiye eden iki arkadaşım gelir aklıma, sevgi dolu bir dostluğun bundan daha iyi bir kanıtı olur mu?

* Şiir yazmanın insanı uçurumun kenarına sürükleyen bir yanı var.

* Eğer siz, kendiniz, intihar etmeyi düşünmüyorsanız, intihar anlaşılabilir bir şey değildir.

* İnsanların nasıl bu kadar kolay öfkelendiklerini, sonra da öfkelerini unutup nasıl neşeli olabildiklerini anlayamıyordum sadece...ve nasıl herşeye ilgi duyabildiklerini, bu kadar sıkıcıyken herşey...

* İntihardan söz etmek, intihar etmekten çok daha iyidir. 

 

Bukowski ana sayfasına dön!